Abdürrahim Karakoç şiirleriAbdürrahim Karakoç şiirleri

1 Dün Bir Daha Doğdum şiiri 874 kez okundu0

Ateşte havada suda toprakta
Dün bir daha doğdum bir daha öldüm
Çiçekte meyvada dalda yaprakta
Dün bir daha doğdum bir daha öldüm

Aşk kervanı son durağa varmadan
Ayrıldı bir yerde şekil manadan
Hiç kimse görmeden kimse duymadan
Dün bir daha doğdum bir daha öldüm

Kllitsiz kapının ön eşiğinde
Büküldüm iplikçe zaman iğnede
Yoktan varolmamın son gediğinde
Dün bir daha doğdum bir daha öldüm

Ben deyip dururken içimdeki ben
Dört adım ötede tükendim hemen
Kimbilir belki de vakit gelmeden
Dün bir daha doğdum bir daha öldüm

Abdurrahim Karakoç

2 Çokta Kederlenir Azda Gülerim şiiri 743 kez okundu0

Çokta kederlenir azda gülerim
Ustura ağzında düşüncelerim
Deliliktir belki bırakın kalsın

Doğan her bebeğin hakkı var bende
Öğütülen benim her değirmende
Ne sonu ne ilki bırakın kalsın

Sevdam büyüdükçe dünyam dar olur
Zamandan çıktığım zamanlar olur
Ve öyle güzel ki bırakın kalsın

Saatler ya geri ya hep ileri
Kıran yok hileli terazileri
Umutlar ırakta bırakın kalsın

On bin’lerle sohbet on bin nafile
Dönmüyor toprağa giren kafile
Öfkeler yürekte bırakın kalsın

Ne yarım tam yarım ne bütün tamam
Yolcular anlamaz ben anlatamam
Tren son durakta bırakın kalsın

Gelir beni yakar suya düşer kor
Düşünen baş çekmek dert çekmekten zor
Kutsaldır bu yara bırakın kalsın

Dursun ayazına uyandığın kış
Dursun ki şevk ile sürsün bu yarış
Lüzum yok bahara bırakın kalsın

Yıkılır yırtılır her kalın perde
Hesaba çekilir dünya mahşerde
Yazın şu duvara bırakın kalsın

Abdurrahim Karakoç

3 Değmez Bu Dünya şiiri 2714 kez okundu5.0

Bırak deli Haydar-bırak be gardaş
Kafayı bozmaya değmez bu dünya
İster hızlı dönsün isterse yavaş
Sen seni üzmeye değmez bu dünya

Fani diyen varsın desin sana ne
Gönül veren gitsin versin sana ne
Haydut vursun hırsız yesin sana ne
Gücenip kızmaya değmez bu dünya

Nerde kan akıtıp kavga verenler
Nerde şimdi sefasını sürenler
Ne götürdü kucağına girenler
Bir yırtık çizmeye değmez bu dünya

Hayaller kur tespih tanesi farzet
Hepsi de senindir otuz üç adet
Bırak kalsın orda hiç çekme zahmet
İpliğe dizmeye değmez bu dünya

Kulpu yok ki neresinden tutasın
Sana göre lokma değil yutasın
İçine gireni Allah kurtarsın
Üstünde gezmeye değmez bu dünya

Gel gitme kal desem kalamazsın ki
Ortadan böl desem bölemezsin ki
Git tekrar gel desem gelemezsin ki
Aldanıp azmaya değmez bu dünya

Almak-satmak tapu-senef nafile
Toplayıp yığdığın servet nafile
Sıla nafiledir gurbet nafile
Yağmaya tozmaya değmez bu dünya

Sınırlar çizilmiş konulmuş yasak
Beş para etmezdi bizler olmasak
Kısmen göz yaşı kan-kısmen kir pasak
Yıkayıp süzmeye değmez bu dünya

Senin benim ne ki küçük mü dar mı
Hani kimin dostu kimseye yar mı
İnsan öldürmenin manası var mı
Karınca ezmeye değmez bu dünya

Misafirsin misafirlik suç değil
Bakacaksan uzaktan bak güç değil
Eti yenmez koyun değil koç değil
Derisin yüzmeye değmez bu dünya

Kabuktur manayı unutturmasın
Babayı anayı unutturmasın
Boş hayal mevla’yı unutturmasın
Tırnakla kazmaya değmez bu dünya

Arkası karanlık önü karanlık
Yarını karanlık dünü karanlık
Kendine çağırır seni karanlık
Bir küçük hüzmeye değmez bu dünya

Cazibesi özelliği yok demem
Nakış nakış güzelliği yok demem
İki günde kaçar gider çok demem
Anlayıp sezmeye değmez bu dünya

Unutma ki yolcu yolunda gerek
Yolcunun azığı belinde gerek
İnsanlar insanlık halinde gerek
Mest olup sızmaya değmez bu dünya

Bilesin ha canım Haydar bilesin
Seni bekler soğuk mezar bilesin
Ebediyet ötede var bilesin
Tek satır yazmaya değmez bu dünya

Abdurrahim Karakoç

4 Kart Maymunlar Yuvalandı şiiri 609 kez okundu0

Kart maymunlar yuvalandı ağaca
Soylu gülün saf rengini bozdular
Ötüyorlar kurbağaca kargaca
Soylu dilin ahengini bozdular

Abdurrahim Karakoç

5 Hasan’a Mektup 2 şiiri 710 kez okundu0

Ya işte böyledir kardeşim Hasan
Kazan ver yiyelim sen bak diyorlar
Yiyince dursalar gam değil amma
Üstelik adama ahmak diyorlar

Tecavüze uğrar din ahlak töre
De gel haber anlat sağıra köre
Utanmadan bir de göz göre göre
Herifler boynuza kulak diyorlar

Yıkıp devirmektir tek çabaları
Menfaatsiz olmaz merhabaları
Bir kızıl baykuşun kör hempaları
Ayağa baş başa ayak diyorlar

Sen ak’a ak dersin onlar kara der
Sen Allah dedikçe onlar para der
Bilemedik gitti bu ne biçim yer
Namusun kirine kaymak diyorlar

Gayeleri gedik açmak her safta
Gezer ellerinde kirli bir yafta
Aldatamazlarsa mürteci softa
Aldananlara da salak diyorlar

Bunlar sosyal adaletin tellalı
Bunlar sol açıktır sola sevdalı
Bunlar su içerken ıslık çalmalı
Öyle ya vatana otlak diyorlar

Söyletme be Hasan dert kucak kucak
Sardılar her yeri köşe ve bucak
Yetmez mi kemiğe dayandı bıçak
Ayının postuna bayrak diyorlar

Derler ki siz susun biz söyleyelim
Hep biz yönetelim hep biz yiyelim
Artık bu oyuna hayır diyelim
Biz sustukça onlar korkak diyorlar

Abdurrahim Karakoç

6 Ter Kokuyordu (Anadolu Gezisi) şiiri 587 kez okundu0

Ter kokuyordu Çukurova tarlaları
Irgat Türküleri duyuluyordu uzaktan
Ekin biçiyordu yalın ayaklı köy kızları
Elleri kabarıyordu oraktan
Gökbelen dağlarına yağmur yağıyordu
Yetimler mahallesinde bir çocuk ağlıyordu

Kan kokuyordu doğunun çimenli yaylaları
Silah sesleri geliyordu Şırnak’tan
Oğulsuz koymuşlardı ak saçlı anaları
Tütünler tedirgin olmuştu ocaktan
Cilo dağlarında kamalaklar üşüyordu
Garipler köyünde bir gelin düşünüyordu

Yosun kokuyordu Karadeniz’in mavnaları
Oynak havalar döküyordu parmaktan
Buz gibi bir soğuk biçiyordu baharı
Dal boylu gençler gidiyordu bıçaktan
Ilgaz dağlarında kurtlar uluyordu
Bekarlar kahvesinde bir adam uyuyordu

Şehvet kokuyordu Ege’nin bereketli ovaları
Körpe bedenler soyuluyordu ahlaktan
Tedirgin etmişlerdi bizim havaları
Yadırgı sesler geliyor plaktan
Çatalkaya dağında kartallar dönüyordu
Bir nesil yaşıyor bir tarih ölüyordu

Abdurrahim Karakoç

7 Tükenmez (Aşk Dedin) şiiri 759 kez okundu0

Aşk dedin bağrıma soktun bıçağı
Akan kanım göl olmadan tükenmez
Sevda kokan bu yaranın çiceği
Petek petek bal olmadan tükenmez

Hasret nedir yarına sor düne sor
İnanmazsan dönder aktar gene sor
Sensiz geçen geceleri bana sor
Saatleri yıl olmadan tükenmez

Görsem derim biçimini rengini
Kötü talih yüksek yapar engini
İçimdeki bu sevginin yangını
Kemiklerim kül olmadan tükenmez

Abdurrahim Karakoç

8 Ne Güzel (Ayışığı Pencereden) şiiri 576 kez okundu0

Ayışığı pencereden girende
Senden yana hayal kurmak ne güzel
Ya bir otobüste ya bir trende
Gurbet ilden sana varmak ne güzel

Aşkın mayasını senden alıp da
Şekillendim sevda denen kalıpta
Evinizin kapısını çalıp da
İlk çıkandan seni sormak ne güzel

Umudu yoksula verir bol hüda
Bin tohuma can var bir damla suda
Gerek uyanık ol gerek uykuda
Benden bakıp seni görmek ne güzel

Kurumadan daha yolculuk teri
Gel diye yanma çağırsan beni
Bırakıp bir yana gamı kederi
Doya doya seni sarmak ne güzel

Aşk deyince anlattığı herşeydir
Öldürdükçe tadı gelen birşeydir
Azraile can vermesi zor şeydir
Sen istersen sana vermek ne güzel

Abdurrahim Karakoç

9 Hasan’a Mektup 4 şiiri 662 kez okundu0

Tellerden dökülen huzur havası
Katran yağlıkara bezir havası
Yitti ilimizin hazır havası
Birde gıdıklarlar bizleri hasan

Gayrı doğmaz deriz güneş batarken
Ellerimiz titrer imza atarken
Sonsuz acımıza acı katarken
Sansarca parlıyor gözleri hasan

Seğmenleri sarhoş hünerli gizir
Sanki canlarımız onlara nezir
Bakarız bakarız görünmez hızır
İmana küfreder sazları Hasan

Abdurrahim Karakoç

10 Gözlerim (Gençliğim) şiiri 492 kez okundu0

Ne zaman gençliğim aklıma gelse
Hüzünle hicranla dolar gözlerim
Sevda nedir diye bir soran olsa
Gider uzaklara dalar gözlerim

Aklıma geçmişin izi saplanır
İçime bir ince sızı saplanır
Yarama hasretin közü saplanır
Sessizce toprağı sular gözlerim

Eski mektupları açarım bazı
Bakarım çoğunda silinmiş yazı
Sık sık konuk gelir evime mazi
Zamanla mekanı böler gözlerim

Çıkıp tepelerden niye bakarım
Giden gelecek mi diye bakarım
Geceye yıldıza aya bakarım
Her zaman yokluğu yalar gözlerim

Bir mutlu genç görsem on sekizinde
Yahut da bir yavru anne dizinde
Kalsam da gam çekmem gam dehlizinde
O vakit o vakit güler gözlerim

Mektuplar başımın tacı mektuplar
Biraz tatlı biraz acı mektuplar
Sizsiniz gönlümün gücü mektuplar
Sizinle yaşını siler gözlerim

Abdurrahim Karakoç

11 Rıza-yı Hak İçin Çıkmışız Yola şiiri 612 kez okundu0

Rıza-yı Hak için çıkmışız yola
Kullların engeli yıldırmaz bizi
Onulmaz dostların açtığı yara
Düşmanın kurşunu öldürmez bizi

Ayrılık olursa öz ile sözde
İçimiz dışımız kavrulur közde
Ülkümüz nişanlı arpacık gezde
Şer güçler hedeften kaldırmaz bizi

Yalınayak geçtik dikenden taştan
Ne çıkar rüzgardan doludan kıştan
Yırtılan destanlar yazılır baştan
Tufanlar sahneden sildirmez bizi

Kader bu teslim ol kafayı yorma
Aklın kaynağını deliden sorma
Aylara yıllara üzülüp durma
Sıcaklar soğuklar soldurmaz bizi

Gittiğimiz Hak Yol öyle bir yol ki
Hırs atına binmek günahtır belki
Sabrımız sevdamız o kadar bol ki
Okyanuslar aksa doldurmaz bizi

Sıcak tut sevgiyi aşk ocağında
Yaşa da olgunlaş gam kucağında
Şu ruhsuz dünyanın şu zül çağında
Olanlar ağlatır güldürmez bizi

Sözünde durandır yiğitin hası
Mezarda bitmez dostun vefası
Üç günlük dünyanın binbir cefası
Böldü deseler de böldürmez bizi

Sağlam atılmışsa temeller eğer
Allah rızasıysa emeller eğer
Niyete uygunsa ameller eğer
Kimseler yem için yeldirmez bizi

Çile bela yağıyorken etrafa
Hak adalet dedik çıktık ön safa
Kötü tanıtsa da üç-beş et kafa
Tarih kötü diye bildirmez bizi

Fitneye en güzel cevap sükuttur
Öfke günah dolu sevap sükuttur
Tuzağa çok düştük hayli vakittir
Tedbir bataklara daldırmaz bizi

Bir ateş yakılır sönmez bir daha
Bu bayrak gönderden inmez bir daha
İlkbahar hazana dönmez bir daha
Mevla yad ellere yoldurmaz bizi

Abdurrahim Karakoç

12 Hasan’a Mektup 5 şiiri 524 kez okundu0

İbiş’in saye-i himmetlerinde
Çamura oturduk bir bayram arttı
Kinler halay çekti bayram yerinde
Beş bayram yitirdik bir bayram arttı

Borç boydan yukarı eski hesaptan
Felek yar olursa ödetir toptan
Yaşasın tayfalar sağ olsun kaptan
Gemiyi batırdık bir bayram arttı

Her gün biraz daha bulandı dere
Hiç kimse bilmiyor bu gidiş nere
Kartalın hürmetle girdiği yere
Beş karga götürdük bir bayram arttı

Odunun irisin eyledik destek
Ve derken yerini buldu her istek
Ağıza gem vurduk ayağa köstek
Dilde tüy bitirdik bir bayram arttı

Türedi Kel Bayram Kötüce Bayram
Uyuz tazılara sel oldu ayran
Ağlarken eşini yitiren ceylan
Biz verem getirdik bir bayram arttı

Ak sütü doldurduk kızıl bakıra
Gelecekler yüzümüze tüküre
Eti’lerden kalma üç beş çukura
Kırk ölü yatırdık bir bayram arttı

Abdurrahim Karakoç