Bahçeli Rivayet

Haydar Ergülen

14 Ekim 1956 -
  • 535 okuma
  • 4 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

siz bu kadar çok muydunuz, kimseniz yok mu
– ara sıra benzemek ister ya insan birine –
nasıl böyle kendinize benziyorsunuz
kimse artık o kadar benzemiyor kendine

bir de benzersiz oluşunuz var ki
ya sizsiniz şu hepimizdeki eksik
ya sizin yerinize çekiliyor gibiyiz
içimize böylece hepimiz birbirimiz

bir de bir bahçe gibi hatırlanma isteği
bir tesadüf de olabilir bir istek de
önemsiz bile olabilir, olmamış bile
olabilir mi, olabilirmiş, bir oluş;
ne demekse bir oluş: elma bir kuyu
kazandırır düştüğü yere, bahçe dağılır,
herkese bir üşüme kalır kendine düştüğünde,
evler yıkılır ve balkon kalır: kötülük
böyle yükseldi!

kötülük böyle yükseldi, siz KAYBOLMUŞ
BİR MEKTUP GİBİ AÇILACAK BİRİNİ ARIYORDUNUZ,
bir davet olan BAHÇEYİ birinde ARIYORDUNUZ
KİMSE KİMSEYİ ÇAĞIRMAZ, HİÇBİRİMİZİN YERİ
YOK, BAHÇE DAĞILMAK İÇİNDİR ŞİMDİ
KALMADIĞI YERDEN: bahçede KÖTÜLÜK YOKTU,
KÜSMEK VARDI, şahaneydi, ama siz
kimseyi küstüremediniz!

KÜSMEK ŞAHANE, SIRADAN ve İYİYDİ
İYİLİĞİN YERİNİ ALAMAYACAK KADAR
SAHİCİ OLABİLİR BAZEN BİR OLUŞ: Anılar
hiç rivayet edilmemiş gibi KORUNABİLİR,
ACI HERKESE YETEBİLİR, BU BAHÇEDE
KUŞKUNUN DA YERİ YOK, ne çıkar, şüphedeyim
dese de biri, olsun yine aldanacak bir şeyler çıkar,
unutulanlarsa BİR KEZ OLSUN HATIRLANMAKLA
yine UNUTULURLAR, ŞAPKASINDA
KİRAZ OLMAYAN BİR ÇOCUK BİLE HATIRLAR
yazın bahçeyi dağıttığını, ama siz eski kirazı
gönderdiniz büyüdüğü bahçeye, bilseydiniz
KÖTÜLÜĞÜN TATİLE ÇIKMASINDAN DAHA KÖTÜDÜR
GERİ DÖNMESİ, üstelik herşey dağılırken
iştah uyandırır kirazın biriktirdiği: KÖTÜLÜK
BÖYLE DÖKÜLDÜ!

KÖTÜLÜK BÖYLE DÖKÜLDÜ, BENİM GÖZÜMDEN
KAÇAN BİR BULUT SİZDE YAĞMURA SIĞINDI,
şüphedeyim hala, benim hikayem bu
kadardı, YAĞMURA KADARDI, HEM BAHÇEYİ
TUTUŞTURACAK KADAR ATEŞİ YOKTU KİMSENİN,
hem çoktunuz başka bahçeler gibi
KİM KİMDEN KAYBOLSA BİR BAHÇE YAYILIR
ATEŞ GİBİ, nerde bir bahçenin süslendiğini
görseniz, BİLİN Kİ BAŞKASININ BAHÇESİ KÜL
ALTINDADIR, BU BENİ BOĞARDI, KİRAZI BOĞARDI, GÜL
BİLE
BOĞABİLİR BİR BAHÇEYİ: ELMAYI SAYMIYORUM!

elmayı saymıyorum, onun açtığı kuyularda
boğulanları da saymıyorum, ANLADIM ÇOKTUNUZ
ve GİTGİDE AZ GELİYORDUNUZ KENDİNİZE
EN ÇOK KİM VARSA SİZDE, şimdi en çok
kimseniz ondan bakın, onun gibi bakın bize
ya sizsiniz bakıyoruz yüzyüze
YA SİZSİNİZ HERKES KENDİ YÜZÜNE

bahçeyi sizden bildim, SİZDEN İNDİM
ELMANIN AÇTIĞI KUYUDAKİ ŞİDDETE,
TADIM YOK SİZDEN DÖKÜLDÜM, sizden
toplandım, DAĞILMADIM ki HİÇ: TERKETSENİZ DE
KİRAZ BAHÇEDE KALMALIYDI, kırdığınız ne varsa
bir PARÇASI BENDEYDİ, SİZİ BİLDİĞİM KADAR
BİLİYORUM ŞİMDİ DE: BENİM SİZDEN BİLMEDİĞİM
TEK ŞEY AŞK OLDU!

insan BAĞIŞLAMAK İÇİN SEVİYORSA BİRİNİ
SEVDİKÇE BAĞIŞLAMAZ MIYDI KENDİNİ DE
YOKLUĞUN BAHÇESİ BÖYLE DERİN
RÜZGAR BÖYLE GİRMİŞKEN İÇİMİZE
TERKEDİN İÇİNİZDEKİ KALABALIĞI ve SÖYLEYİN

SİZİN KİMSENİZ YOK MUYDU

(Eskiden Terzi 1991 – 1994)

Haydar Ergülen

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir