Bak Sitanbûl’un Şu Sadâbad-nev Bünyanına

Nedim

1680 - 30 Ekim 1730
  • 596 okuma
  • 4 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

Bak Sitanbûl’un şu Sadâbad- nev bünyanına
Âdemin canlar katar âb u hevâsı canına

Ey sabâ gördün mü mislin bunca demdir âlemin
Püşt-i pâ urmaktasın İran’ına, Turan’ına.

Ey felek insaf, ey mihr-i cihân-ârâ âmân
Bir nazîri var ise söylen konulsun yanına.

Ben de bilmem böyle rûh-efzâlığın aslın meğer
Hızr tohm-ı ömr-i câvîd ekti nahiistanına.

Sizde böyle müşk olur mu deyü hâkinden biraz
Ah göndersem, sabâ ile Huten hakanına.

Cedvel-i sîm içre âdem binse bir zevrakçeye
İstese mümkin varılmak cennetin tâ yanına.

Olsa Kisralar zamanında ya Firdevsf anı
Eylemez miydi şeref Şehnfime’nin unvanına.

Cûş kıl ey rûh-ı Kâvus, ey revan-ı Cem, işit:
Ben kapılmam ehl-i târihin sühan-sencamına.

İkiniz de olmamış mâlik ana, aldım haber
Çerh-i pîrin and verdim dinine îmanına.

Dersiniz kim! “Çerh-i pîre yok yere verdin kasem,
Kim o bî-îmandır anın kim bakar îmanına? “.

Vaktinizde cerh âmenna ki bî îman idi,
Ehl-i dil makrûn idi endûh-ı bî pâyânına.

Şimdi amma ehl-perverdir, müselmândır tamâm
Olalı mahkûm Sultan Ahmed’in fermanına.

Şüphesiz Nûşîrevfln’ın tacı başından düşer
Baksa tâk-ı ser-bülend-i kasr-ı izz ü sânına.

Müddef-i Osmâniyân içre zamân-ı devleti
Benzemiştir nevbahârın mevsim-i nîsfinına

Nedim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir