De Ki İşte

Oruç Aruoba

14 Temmuz 1948 -
  • 650 okuma
  • 4 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

1.
Ölüm yaşamdan daha belirgindir.
Ölüm yaşamdan daha kesindir.
Yaşam belirsizdir; oysa ölüm,
belirgin ve kesindir.
Hep bir süreç olan yaşam, ölüm anında,
sonunu değil, sonucunu bulur: Ölüm
yaşamın sonucudur – kişinin nasıl bir
yaşam yaşadığı, öldüğü ölümden bellidir.
Ölümü bilen, onun bilincinde olan bir yaşam,
yaşam sürecinin her anında ölümü yaşama katarak,
yaşamı bilinçli kılar – ölümü yaşamdan koparmadan,
ama ölümün yaşamı kaplamasına da izin vermeden,
ölümü, her an, yaşam kılar.
Aristoteles

3.
İnsan, eninde sonunda,

ancak kendi kurdunu besler.

İnsan, kurdunu hak eder.
Insanı yiyen,
hakkını kendisinin hazırladığı kurttur.
Insan, “birbirinin kurdu“ değil,
kendi kendinin kurdudur – “insan insanın“ değil,
insan kendinin kurdu…
(Bu kurt da, tüylü, azman, keskin dişli, hırıltılı “lupus“ değil; kaygan, ufak, kemirgen çeneli, sessiz, kıpır kıpır solucandır.)
Hobbes

4.
Yaşam, yaşayan insanın kendinden kaçmasıdır;
çünkü onun “en-kendi-olduğu“, ölümdür –
yaşamı da, bunun bir değillemesi yalnızca…
Yaşam, ölümü değillemekle, temelde, kendini
değiller, çünkü yaşamın anlamı, ölümde temellenen
bir anlamdır – başka bir anlam da, yoktur.
Anlam, ölümdür.
Ancak ölümü unutmayan; onu
Bir anlam temeli olarak,
kendi dayanağı olarak,
sürekli ’canlı’ tutan bir yaşamdır,
anlamlı yaşam.
“Gallipoli“ Heidegger

7.
Yaşam, kendi kendini, ölüm olarak, isteyendir.
Ölüm de, yaşam olarak yaşanmış, ve, bitmiş olan –
istenmiş, gerçekleştirilmiş – ve tükenmiş olan…

8.
Ölüm yaşantısıdır
bizi yaşatan.
Yaşamını gereğince yaşayan insan için,
zorunlu tek yaşantı, hep, hüzündür.
Bizi yaşatandır, hüzün: hüzün –
yaşamın nasıl dopdolu, ama nasıl da
bomboş – gelip geçici, bitici, sonlu –
nasıl ölümlü olduğu yaşantısı…

11.
İşte – ölüm taç giydirir…

Ölüm yaşama katkıda bulunur –
onun doruk noktasını oluştururak:
yoksa yaşam, kendi işleyişiyle
sürüp gitseydi, herşey yozlaşırdı.
Bazı şeyleri (belki, her bir şeyi)
yaşayıp bitirmek gerekir; yoksa,
yaşanıp durdukça, bayatlarlar.

13.
İnsan, yaşamın anlamını
ölümde bulur ancak.
Yaşam ancak ölümün varolabilmesiyle
-ve bilinçlendirilebilmesiyle-
anlamlıdır.
Ölümsüz yaşam, anlamsızdır.
Nasıl ki ölümü hesaba katmayan yaşamlar yaşayan
insanların yaşamları anlamsızdır – aynı şekilde,
ölüme bilinçle giden yaşamlar yaşayabilen kimi
insanlar, yaşamlarının son anlarıyla, ortaya
yoğun anlam birimleri koyabilirler.
Ölüm, çünkü, yaşamın ‘sona erişi’ değildir –
şu koşulla: Yaşam, başından başlayarak, yaşam olarak,
ölümden anlam çekebilmişse; ölüm, bir son olarak
-anlamsızlığını birlikte getirerek- gelince,
‘biten’ yaşamın anlamını çekip al
……….
……….

Oruç Aruoba

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir