Düşündükçe

Neyzen Tevfik

  • 635 okuma
  • 7 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

Dışından halka baktıkça, şu dünyayı düşündükçe.
İçinden hakkî gördükçe, o ukbâyı düşündükçe,
Bu düzme altı bin yıllık muammayı düşündükçe.,
Hurâfat uğruna bu kanlı davayı düşündükçe,
Döner beynim feza-yı va’d-i ferdayı düşündükçe.

Tevellüt ettiğim gün aklımı kabz eylemiş dinim,
Şu menkulâta aldanmış bütün ef’al ü temkinim.
Nasıl bir mesele bilmem gönülce hakkı teminim!
Yalandan halk, olunmuş bir cehennem ehline kinim,
Sıçılmaz mı o maziye şu rüyayı düşündükçe?

Hurâfâta eşeklik devresinde öyle kandım ki,
O kızgın saçta bin rik’ât namaza bir inandım ki!
Kılarken dans ederdik, ben tabandan öyle yandım ki,
Kafam çarpmış semaya sıçrayınca bir uyandım ki
Açık kalmış kıçım cevv-î hafâyayı düşündükçe!

Teceddüt etmeyen bir zerre yoktur cevv-i ekvânda,
Akar enhâr şeklinde ölen mazi bu ummanda.
Elinle gömme kabre kalbini sahra-yı küfranda,
Gözün hâlâ mı cennet bahçesinde, hur-u gılmanda,
Anan cidden…tir sen bu hülyayı düşündükçe!

Tereddütsüz teceddüt sahasında bir Süleyman’ım,
Şu var ki tac u tahtım yok fakirim lâkin insanım,
Muallaktır ebed babında ahkâmımla fermanım,
Demirbaş bir çelik yumrukladır tahrik-i devranım,
Harîm-i İsmetimden kahr-ı a’dayı düşündükçe.

Cehalet vecde geldikçe maabitte kopar tufan,
Görürsün Nuh’u ruhunda kürek çekmektedir elan.
Ateşten bir telörgü dahilinde merkez-i iman,
Nice Peygamberdi çelmeyle yıkmış bir topal şeytan,
Düşerlermiş kıç üstü gam-ı Leyla’yı düşündükçe!

Deha-yı Gazi-i Ekber’de Türk aşkı nümâyandır,
Bugün de cevher-i milliyetin burhanı pürşandır,
Teceddüt devrine isnad-ı mazi mahz-ı küfrandır,
0 mazi ki zulümle Türk’ü kesmiş ehl-i imandır,
Bin üç yüz yıl kan emmiş Bâb-ı Fetva’yı düşündükçe!

Arardım bir nişane ka’r-ı imanımda kendimden,
Bakardım var mı bir iz râh-ı cananımda kendimden,
Görürdüm milleti hâl-i perişanımda kendimden,
Geçerdim yerlere mihrab-ı vicdanımda kendimden
Zelilâne kızıl fesle temennayı düşündükçe!

Semahâtlu, faziletlu nice hak düşmanı, a’da,
Örümcekli, Salâtin bir kenefte resm-i istibra
Ederlerken yıkılmıştı düşümde Mescid-i Aksa,
Sanırdım bir suratsız ders-i âmin mülküdür gayya,
Akâid şekline girmiş heyulayı düşündükçe!

Arardık mavera-yı sırr-ı kevni Sure-i Cinde,
Sanırdık HazreN Yakub’u doğmuş şehr-i Mardin’de.
Bulursan almamazlık etme ilmi git de bak Çin’de,
Siyasi bir tezellül sahasında arsa-i dinde,
Yatardım kaldırımda Arşı Mevla’yı düşündükçe!

Akâid mülkünün hatt-ı istivası kîr-i zıll-ullah,
Düşün, bak milletin ahvaline, iç yüzden ol agâh.
Birer derbend-i izmihlal imiş millet için eyvah,
Manastır, havra, mescit, kilise, tekye, zaviye, dergâh;
Yürek yanmazmış şer’ân Hak Taala’yı düşündükçe!

Eşeklikten bahis açtıkça mazi ders-i hikmette,
Arardım nokta-i mefruzâyı enzar-ı ümmette.
Fazâyih irtikâp etmek için Bâb-ı Meşîhâf te,
Eşeklik gayreti coşkundu rüya-yı cehalette,
Koşardık tersine Firdevs-i âlâ’yı düşündükçe!

Bitirdim, kalmadı, içdim bütün meyhane-i aşkı.
Dolaştım aç, yayan kâşane u virane-i aşkı.
Ezelden yâr edindim âkil u divane-i aşkı,
Şarab-ı Lâyezâli’den dolan peymane-i aşkı,
Sunardım Yusuf’a fikri-i Ziileyha’yı düşündükçe!

Hudâ bir püfle deyr-1 Meryem’e İsa’yı kondurmuş,
Hübut etmiş yere, kendi eliyle çarmıha vurmuş,
Çıkarmış göklere, dördüncü katta dur demiş, durmuş,
Sanırdım Şam yolunda eski bir Dürzî çadır kurmuş
Havari azmanı rahip Buheyra’yı düşündükçe!

Neyzen Tevfik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir