Hamdü-li’llâh yine eltâf-ı Hudâ-yı müte’âl

Aşık Çelebi

1520 - 1572
  • 576 okuma
  • 4 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

Müfti-zâde Efendi Hazretlerine

Hamdü-li’llâh yine eltâf-ı Hudâ-yı müte’âl
Devha-i ‘ömrüne şâh eyledi bir tâze nihâl

Çarhı batdı güneşün yılduzı düşdi kamerün
Ayun on dördi gibi eyleyeli ‘arz-ı cemâl

Dem urup bâd-ı bahâr-ı kerem-i Kuddûsı
Gül gibi güldi açıldı yine her gonce-i bâl

Bu sürûr ile felek raks ider döne döne
Bu neşât ile cihân oldı yine hurrem-bâl

Şehr-i bâgı tonadup bir yire geldi ezhâr
Oldı ‘âlem ferah u şâdîyile mâl-â-mâl

Gonceler derisine sıgışamaz şevkınden
Yaka çâk eyledi gül ‘âşık-ı şûrîde-misâl

Eyledi mutrib-i bülbül güle karşu âheng
Başladı nâz ile raks itmege her tâze nihâl

Serv hayrân ugut nergis ise kör bengî
Lâle kanzîl kadehin elde tutar pür-mey-i âl

Bir ayag üzre turup hizmet ider serv-i çenâr
Yil yöpük oluban eser savurur bâd-ı şimâl

Su gibi ezber okur bu gazeli murg-i çemen
Akıdur reşkden agzı suyını âb-ı zülâl

Gam-ı ebrun ile inceldi nizâr oldı hilâl
Derd ile kâmeti ham oldı teni za’f ile nâl

Şem’-i tâcın felege atdı meger şevkınden
Güle bakdı yüzine dün gice ol ruhları al

Boynuna saldı vebâlini niçe pâ-mâlün
Zülfünün bendini kim didi sana boynunâ al

Gerçi ki dikkat ile bir kılı kırk itdi hıred
Kimse bu mûy-miyân’eylemedi kılca hayâl

Zerrece kılca dehânıyle miyânı sırrın
Kimse fehm eyleyemez n’itsün ana kîl ile kâl

Mihr kıl encüm-i eşke ki benüm hayfum alur
Müşterî-rây u kamer-tal’at u hûrşîd-hısâl

Nûr-ı çeşm-i fuzelâ nûr-ı riyâz-ı ‘ulemâ
Sadef-i bahr-ı hüner gevher-i asdâf-ı kemâl

Döşedi ayaguna sebz-i çemenden dîbâ
Aldı çünkim haber-i makdemüni bâd-ı şimâl

Olmaga gülşene geldükce ayaguna nisâr
Bir tabakdur gül-i pür-jâle tolu dürr ü le’âl

Rıf’atün tâkına bir pâye sipihr-i nüh-tak
Âsitânunda hilâlün yiridür saff-ı ni’âl

Çarh urur kasr-ı refî’ünde senün çarh-ı felek
Şem’-i hûrşîd ile ey mâh çü fânûs-ı hayâl

Serverâ pîr-i felek nakd-ı nisâb-ı hüsnün
Mâh-ı nevden eline keçkül alup itdi su’âl

Zerrece lutfun olur yıllar ile kâna nevâ
Katrece cûdun olur niçe zemân bahre nevâl

Olmasa ‘ilm-i tefâsîri hadîsün Keşşâf
Kimse kılmazdı Meşârıkla Mesâbîhi hayâl

‘Akl-ı küll cüz’î su’âlünle senün mülzem olur
Mantıkun işidicek ehl-i kelâm olur lâl

Medhini kılma Mutavvel ko sözi Telhîs it
Kimde var bulmaga ol bahr kenârını mecâl

Eb ü ceddüne göre cümle mevâlî-i cihân
Diz çöküp dirler önünde radiya’llâhu Te’âl

Ben nice vasf ideyüm sen gül-i bâg-ı fazlı
Medhüne ‘âciz olup sûsen olupdur çün lâl

Bulamaz medhi fezâsına nihâyet bir kes
İremez çünki o vâdîye gönül peyk-i hayâl

Bâg-ı ‘âlemde müdâm açup elün çün ‘ar’ar
‘İzzet ü devletine eyle du’â her meh ü sâl

Benem ol mihnet-i devrân ile nâlân u zebûn
Benem ol gayret-i akrân ile zâr u pâ-mâl

Dest-i gamdan yakamı kurtaramazın dönüp
Yakama dikilü devlet gibi endûh u melâl

‘Asker-i fakr u felâket beni maglûb itdi
Vaktidür erlik idüp nat’-ı ‘atâya at sal

Gerçi var lutfun umar bende kapunda bin bin
Mustafâ âline rahm eyle binin gör birin al

Merhamet kıl bana ki eller ayaklar oldı
Dest-gîr ol kerem it başun içün gel elüm al

Tîre-baht ola revâ mı kara günli ‘Âşık
Sürh-rû ola sürûr ile kamu zümre-i âl

Gülbün-i nev-resüni eyleye Hak ber-hordâr
Tuta nev-bâveni ter tâze Hudâ-yı müte’âl

‘Ömrüni devletüni ‘izzetüni rıf’atunı
Dem-be-dem rûz-be-rûz artura Allahu Te’âl

Aşık Çelebi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir