Küçük İskender şiirleriKüçük İskender şiirleri

1 Başkaya Acele İki Bilet şiiri 675 kez okundu0

Kaç dil biliyorsun Benle o kadar konuş Gerisini hayat halleder
Her kelimen bir zahmet başka coğrafyadan olsun
Sen başka coğrafyadan o Etin kokun başka başka dil
Yahu benim dediğim o değil Sen üzgün gezegen ol diyorum
Bacakların güzel olsun Yüzün gözün önemli değil
Öpüşmesen de olur Beni zaten herkes öpüyor
Sevişmesen de olur Beni zaten herkes seviyor
Kaç dil biliyorsun Benle o kadar konuş Gerisini tanrı halleder
Yok öleceksen söyle başka sevgili bulayım eşten dosttan
Yani aslında ölmesen de olur Zaten herkes bugünlerde başka ölüyor
Herkesin de ölmesi de değil mesele Sen tüm aşka egemen ol diyorum
Sonra sarılır sarılır uyuruz Aman ne romantik ama ne
Bırak fincan kırılsın Tabaktaki fal ikimize de yeter
Bu gece kar yağacakmış Biraz üşürsem yalnızlığımız geçer
Hatırla dizlerine yatıp sana sorduğum sorulardan ilki:
Yıldız ibikli kaç tavuk çalabilir kalbin kümesinden bir tilki
Başka soruları düşünme Bu aralar nedense herkes başka fikirde
Gülün, karanfilin derdi yoksa o renk cümbüşleri ne diye
Ekose pantolonumu, spor ayakkabılarımı, yeni gömleğimi giydim
Başkasına gitmene gerek mi var Ben geliyorum seninle
Kaç dil biliyorsan o kadar uzaklaşırız Yol ve mevzu bulmak kolay
Bakarsın kötü arkadaş da ediniriz börtü böcekten itten kopuktan
Yahu benim dediğim o değil Bir anlasan gerisini başkaları halleder
Düşünsene oturup sabaha kadar bunları konuşmuşuz Yalnız ikimiz
Dışımızda başka kim varsa Hepsi kaybolmuş Medeniyetler seviyesinde
Kaç dil biliyorsun Benle o kadar konuş Gerisini sokak halleder

Küçük İskender

2 Şu Anda Bu Satırları Okuyorsan şiiri 724 kez okundu0

Şu anda bu satırları okuyorsan,
Hayattasın demektir.

Ne duruyorsun hâlâ!
Aşkı tat! Çık sokaklara! Gülümse!
İnsanlara selam ver,
Derin bir nefes al, bir sigara daha yak,
bir kahve daha iç,
sev, seviş!
yıldızları izle,
güzel bir müzik dinle,
bir çocuğun saçlarını okşa.

Çünkü yaşamak;
savaşmak ve düşünmek için çok kısa…

Küçük İskender

3 Yüzüyorsanız Boğulmayın… şiiri 606 kez okundu0

yüzüyorsanız boğulmayın..
içiyorsanız çok için..
seviyorsanız sevişin..
üzülüyorsanız..
yapmayın..
değmiyor.

Küçük İskender

4 İkinci İblis şiiri 570 kez okundu0

Kilitlenen yüreğiyle ağlamaya, kararsız gücün önünde.
Tek çocuklu dünya gibi, dökülmeyi özlemiş. Birbi-
rinin içinden sızan taylardı, o son kez su olarak
görünen ve sonra gidecek olan okyanusun ve ok-
yanusun altında uyurken gizlenen lir sesli ça-
yın.
İntihar, hayallerin bana borcudur;
tığını yere atarken ay. Koynunda:

Limanda yanan gemiler, uzun savaşlar ertesi; çıldırtan
kundak, çıldırtan kül, sakinleştiren şüpheler;
Ruh düşer geceye, en korkunç anından delirmenin; bir
gül bir güle: -Ben atık bok kokacağım
der,

Yeryüzü aralanır
yeryüzü aralanır ve

Yeryüzüne yar yüzü girer;

Küçük İskender

5 Ecel Temennisi şiiri 619 kez okundu0

Yarın kırkım okunur, ona göre giyin
yani şık ol dudakların seni tamamlasın,
akşama doğru istanbul’un bütün şamdanları yanar
sarhoşların mektupları kırkım gibi okunur
amin deme bana, bu söylediğin bana çok dokunur
saçma sapan bir laf gibi ortada kalırım
gecenin bir yarısı kalkar gider, amsterdam’a bir bilet alırım
çok canım çeker seni

inan çok canım var seni çeken, sürükleyen, seven, yıpratan
seni dağlara taşlara çöllere ummanlara atan, oralarda
bırakan, bak kestim işte yine kendimi, eşkenar üçgenlere
benzedim; iç açılarımın toplamı yok, sıfır, sıfırı anlasana

Yarın kırkım okunur, ona göre giyin;
çok kötü yazılmış bir dua olup kapanırım ellerinle Allah’a
ve bir ihtimal
sana… aşka, insafa, güzel insana…
vaktin var, bari sen ölme, ah mecbur sükunetim
fail kelimesinin meçhul kısmını anlasana!

Küçük İskender

6 Kuşburnu şiiri 629 kez okundu0

Krupiye köşkünde eski bir minder
yüzüdür nasırlı hatıralarıyla o
nahoş kalender

Elinde tuttuğu mor kadehte
zehirli bir meyva suyudur
çocukluk aşkı küçük İskender

bilakis, papağana doğru kalkar geç oldu diye Bizans

Küçük İskender

7 Gelecek Yıl İlkbahar Yokmuş şiiri 750 kez okundu0

Yüzünü bir kedi tırmalayacak ona deli deme sakın
Sonra trenin önüne bir oğlan atlayacak
Zayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahraman
Raylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasına
Bu gece yağmur yağacak ona dur deme sakın
Su yaramazdır, toprağın yorgunluğundan ne anlayacak

İçini sürüklediğin bu korkunç mermi yuvasında
En büyük dansa kalkmaya hazır ağır dallarınla
Ninnilerle değil, vedalarla uyut kendini
Dışarıdaki cemre sana düşmez uyma hayata
Bu gece herkesin hafızası silinecek itinayla
Buna kader deme sakın

Zaten üç beş kişiyiz gürültümüz tuhaflığımızdan
Sevişsek içkiler bitiyor sandık
Ağlaşsak hüzünler harfiyen sıradan
Hangimiz hainiz hangimiz hırpalandık
Hangimiz kuvvetli yalnızlıklarıyla böyle olağan
Sonra trenin önüne bir oğlan atlayacak
Zayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahraman
Bu gece kökler yeryüzüne yürüyecek neden deme sakın
Acı arsızdır, bedenin direncinden ne anlayacak

Küçük İskender

8 Gri Siyanür şiiri 817 kez okundu0

Az önce ayrıldık
Bir koy ilkokuluna çığ düşer gibi ansızın;
Gırtlakları kesen kelimelerle veda ettin yasadığın bedenime
ne A Rh pozitif bir ‘kal’ bulabildim
ne de 0 grubu negatif bir ‘burukluk’, donakaldığım evin içinde!

Kanım, orman basan cinlerin sabahın ilk ışıklarıyla
geri çekilmesine benzedi dudaklarından uzağa;
Yasaklara kenetlenmiş sevişmelerle geçiştirilen hayatlar
masumiyeti zedeleyen o kiraz tatlısı, o siyah renkteki buruk şarap
lekelenmiş fotoğraflardaki kıyasıya gülüştüğümüz hırpani atlar
onlar da gittiler, onların da nalları koptu, benimkiler de;
dilsiz ıstırap!
Ne A Rh pozitif bir ‘niçin’ bulabildim
ne de 0 grubu negatif bir ‘elveda’, sona kaldığım alevin içinde!

Az önce ayrıldık
Çığ düşmüş bir koy ilkokuluna kayıt yaptırır gibi ansızın;
Morgta çocuğunun cesedini teşhis etmeye mecbur kalan biriyim sanki
hüzün müptelası bir infilak, mükemmeliyet tiryakisi bir sindirim sistemi
bambaşka bir kıtada stüdyo tipi bir sığınağın narkotik penceresinde
dört tarafı ağlarken burusan suratlarla çevrili adalar ve orada bir can ki
gölgesinin ardı sıra, hiç umut beslemeden yeniden başlayabilmek hevesi,
başlayabilmek arzusu, başlayabilmek temennisi!

Yani öyle bir şey ki, sabahları bir aksam sefasının yapraklarında uyanmak
yani, gazeteyi açtığında üçüncü sayfada intihar haberini görmek
senin vesikalık bir de fotoğrafın var orada, silik, mecburen ciddi,
mecburen ilimli,
yani öyle bir şey ki, arayıp annenle konuşsam,
‘başınız sağ olsun’ desem
sonra babanın hıçkırıklarını duysam telefonda
‘yakin miydiniz’ diye sorsa çekine çekine
yani öyle bir şey ki, kanalizasyon şebekesi çökmüş bir şehirde ben
yalnızca avuçlarımı uzattım sana, ‘buraya yap! ‘ dedim
ne A Rh pozitif bir ‘hayır! ‘ bulabildim
ne de 0 grubu negatif bir ‘iyi niyet’, boka sardığım dehşetin içinde!

Az önce ayrıldık
Çığ düşmüş bir koy ilkokulundan mezun olur gibi olur ölmez,
askın diplomasini terk eden sevgililer verirmiş meğer
meğer en korkunç tasdiknameymiş geride kalandaki zehirli ruh sarmaşığı
geride bırakılandaki zarif fikirler!

Küçük İskender

9 Kırmızı Deri Ceketli Muz şiiri 606 kez okundu0

Uçuşan küller görüyorum Ne yandı
Neyi yaktılar seninle sevişirken
Nedir alevin şah damarını kesen o tortu
Ben geceye biraz soğuk su serpeceğim

Evet, tehdit edildiğim doğru
Yüzünü bir bıçak gibi yüzüme dayayanlar var
Ama, öyle kolay vermem kimseye sonsuzluğu
Sürekli gittiğin yolda yabancılar soruyorsa adını
Hepsi de inatla taşıyorsa kucağında bir at kafası
Fazla cüretkâr ve laubaliyseler güzel kelimeler gibi
Kuzeye çevir gözlerini, gözlerin güneyde fazla esmer

Varsayalım ayrılmak istiyorsun kendi cümlelerinle
Al beni, bir kitap ayracı diye yerleştir içine
ki Bu aşkı unut Kaldığın yeri unutma misal
Özel şeyler için yaz başladığında
Sırasını bekleyen haindir sonbahar

Uçuşan küller görüyorum Ne yandı
Özneler böyle mutsuzken
Hangi fiil karşılar sanki artık yalnızlığı
ki Bu hayatı unut Yaşadığın anları unutma misal

-Sözcükler D. Mayıs/Haziran’16-

Küçük İskender

10 Beni Sevmene Asla İzin Vermeyeceğim şiiri 545 kez okundu0

“beni sevmene asla izin vermeyeceğim”
diye yazmıştın kapımdaki not defterime.
kendi kapımı çalmak zorunda kalmıştım,
içerde olmadığımı bile bile.
sevgilim, sevdanın sevdaya ettiğini etmez et, kemiğe…

gövde’nin tarihi’nde yan yana dururdu yalnızlıklarımız,
plastik ve acımasız, zehirli ve karmaşık.
kısaca, birbirlerine sevgiyi öğretmeye çalışırken,
birbirlerine kan içirdiklerini anlayan iki serseri aşık..

Işıktan ışığa geçen o tenha yolda,
o karanlık nefes alışta ve o darmadağın boğulmada,
seni sevmeme asla izin vermediğin o kör noktada,
o hırçın, o fazla erkek, fazla kadın noktada,
tanımadığım,
tanımaya kalkışmadığım,
izahı zor, kavranması imkansız bir hastalık gibi,
ilerledim gövdenin gövdemi bulandırdığı,
şaha kaldırdığı boşluklarda..

biz birbirimizin çatalı, bıçağı,
biz birbirimizin incecik hırsızı, gönül süsü,
ayrılık, bir yutulmaz lokma gibi kaldı boğazımızda..

dağlar, dersini verir acının kuşkusuz,
aslolan, savruk ruhlara yakışan sahici ölümler bulmakta.
yoksa kimin kimin tabutunu çakacağı mühim değil.
gecenin koynuna ihanet, bir bıçak gibi sokulmakta.
iz sürmedin,
ad sormadın,
dönüp bakmadın ardına..

hatırla sevgilim, mutlaka sen de hatırla.
o kadar çok kovaladık ki hayat içersinde
kendi kendimizi,
mecali kalmadı hayatların başka hayatları yakalamaya.
“beni sevmene asla izin vermeyeceğim”
diye yazmıştın kapımdaki not defterine,

ben de eklemiştim altına:
“aşkı dövmek lazım
kalbe terbiyesizlik ettiğinde”

Küçük İskender

11 Bir Nisan şiiri 518 kez okundu0

Hadi şimdi bana 1 Nisan şakası yap,
“Seni Seviyorum” de…
Muhteşem inanırım…
Nisan gitse, ben koca ömür
Bir’inde kalırım.

12 Her İnsanda Bir İskele Bulur Yanaşır Acı şiiri 498 kez okundu0

Hüzün, içerlemedir – Hüzün, içeri içerlemedir
babaların tek başına çocuk gezdirmesinde
uzun-yalnız kadınların hoyrat kuzey şarkıları
uğuldayan ejderhalarla iner gecenin yoksul zeminine

Her insanda bir iskele bulur, yanaşır acı
Sahiller kayalıklarla ne kadar gizlense de

20 Nisan 2009, Stockholm
Özgür Edebiyat / Sayı 17

Küçük İskender