Karabatak

A. Ali Ural

1959 -
  • 617 okuma
  • 3 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

ıslak kanatlarını açarak güneşi bekleyen kara kuşa bak
kırılmış dalgalara karşı dalgakıranda tüneyen sarhoşa bak
kömürden kollarını uzatıp çekiyor bulutun yakasından
tam yırtarken gömleğini bir örümcek iniyor da arkasından
yükleyip sırtına güneşin küllerini uçuruyor
bir örümcek
tüylerinin içinde bir rozet kadar sıcak

bu homurtuyu ancak dik duran bir avcı çıkarabilir
bu belâlı harcı kancalı bir gaga karabilir
şamandıralar kopmuş kim açabilir
kapanan gökten zinciri bırak

kanadından bir tüy koparttı ve onu büyüttü
bir tüy daha koparttı ve sonra bir tüy
deniz yılanlarından sağdı bu sütü
servi köklerinde bir karabatak

aklın sınırında vurulan nöbetçinin soluğu kesilmez derinde
bin yıl sonra verilen nefesin keskin dişlerinde
çırpınan balıkların gözleri hâlâ parlıyor
daldığı yer ölüm çıktığı yer aşk

kara batsaydı gözleri gibi bir kardan adamın
böyle üşümezdi dalgakıranda
eli boş dönen balıkçıların
lânetiyle kararmayarak

(Kuduz Aşısı’ndan)

A. Ali Ural

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir