Leylâ Vü Mecnûn 1601-1700

Fuzuli

1480 - 1556
  • 404 okuma
  • 3 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

Efgân edüp etdi hırkasın çâk
Sahrâlara düşdi zâr ü gam-nâk

Bu Mecnûnun zencîre özin bend etdüğidür ve Behâne ile Leylî tarafına getdüğidür

Bir gün seher ol mücâvir-i deşt
Eylerdi gürüh-ı vâhş ile geşt

Bir pîr-i hazîn görindi nâgâh
Zencirlü bir esîri hem-râh

Mecnûnun esîre yandı cânı
Ol pîr-i hazîne sordı anı

Kim bu ne esîrdür beyân et
Cürmin men-i mücrime ıyân et

Sırr-ı dilin etdi pîr rûşen
Kim dûstdürür değül bu düşmen

Men haste-i beste-i iyâlem
Fakr ile iğen şikeste-hâlem

Bu hem men-i zârdan beterdür
Âvâre vü hâr ü derbederdür

Bir rûzî içün olup füsûn-sâz
Her dem kıluruz füsûnlar âğâz

Tâ hâsıl ola maâş-ı etfâl
Bir şu‘bededür bu gördüğün hâl

Bu kanlulığa kılupdur ikrâr
Men iylemişem munı giriftâr

Sâhib-diyetem men ü bu hûnî
Gör vech-i maâş içün füsûnı

Tâ kim gezüp eyleye gedâlığ
Bendeni kıla girih-küşâlığ

Her ne kazanur gezende ev ev
Taksîm ederüz arada cev cev

Kısmetde hem etmişüz karârı
Men yarıyem ü bu şahs yarı

Mecnûn dedi sehv edüpsen ey pîr
Dîvânelere gerek bu zencîr

Gel hâcetümi menüm revâ kıl
Bend eyle meni munı rehâ kıl

Sâyen tek olup senünle hem-seyr
Men ehl-i keremden isteyem hayr

Her ne yığılursa bîş ü ya kem
Varın sana eyleyem müsellem

Kasdum bu iki eyleyem men-i zâr
Evden eve seyr müşterî-vâr

Şâyed ki bir evde ola mümkin
Ol zühreye olmağum mukârin

Pîr oldı ümîd-i nef‘ ile şâd
Evvelki esîrin etdi âzâd

Zencîre girüp remîde Mecnûn
Erbâb-ı cünûna düzdi kânûn

Bu Mecnûnun zencîre şerh-i gamıdur ve Beyân-ı silsile-i elemidür

Ol silsileye olup hem-âvâz
Ağlardı ki ey menümle hem-râz

Sen genc-i belâya ejdehâsen
Ser-rişte-i mihnet ü belâsen

Şerh-i gama var min dehânun
Deprendükçe çıkar figânun

Başdan ayağa delük delük ten
Gönlündeki râzun etdi rûşen

Ey muntazır-ı nezâre-i yâr
Nezzâre-i yâra min gözün var

Gezmek hevesiyle hâne hâne
Ol pîr ile oldılar revâne

Tevfîk olup anlarunla hem-râh
Leylî haşemi gezerdi bir bir

Mecnûn reseni elinde ol pîr
Ev ev haşemi gezerdi bir bir

Leylî evine erişdi nevbet
Ol hasteye gâlip oldı hayret

Ser-geşte-i âlem oldı pâ-best
Meyhâne öninde düşdi ser-mest

Çün çekdi bir ihtiyârsuz âh
Leylî ev içinde oldı âgâh

Bir âh ile kıldı haymesin çâk
Mazlûmına açdı çeşm-i nem-nâk

Gördi ki görinmez olmuş ol zâr
Olmış gam ile zaîf ü bîmâr

Kaşı kimi kâmeti bükilmiş
Yaşı kimi peykeri tökilmiş

Cismi gam içinde cân şebîhi
Derk-i nazarı gam-ı bedîhî

Dîdâr ile ol şeh-i letâfet
Mihmânına eyledi ziyâfet

Râz-ı dil-i zârın etdi ifşâ
Bu şi‘ri bedîhî kıldı inşâ

Bu gazel Leylî dilindendür

Yâr rahm etdi meğer nâle vü efgânumuza
Ki kadem basdı bugün külbe-i ahzânumuza

Eşk bârânı meğer kıldı meded kim nâgeh
Bitdi bu şâh-ı gül-i tâze gülistânumuza

Bize âh ateşinün yanduğı andan bilinür
Ki çerâğ eyledi rûşen şeb-i hicrânumuza

Bu visâle yuhu ahvâli demek mümkin idi
Eğer olsaydı yuhu dîde-i giryânumuza

Bir hayâl ola meğer gördüğümüz yohsa nigâr
Mutlakâ hâtıra gelmez ki gele yanumuza

Yâr mihmânumuz oldı gelün ey cân ü gönül
Kılalum sarf nemüz var ise mihmânumuza

Dilberün câna imiş kasdı Fuzûlî gel ki
Cân verüp dilbere minnet koyalum cânumuza

Bu Mecnûnun Leylîye mukâbil olup
Ahvâlin beyân etdüğidür ve
Fursatla râz-ı pinhânın ıyân etdüğidür

Mecnûn ki ana nezâre kıldı
Râz-ı dilin âşikâre kıldı

Çekdi feleğe figân ü âhı
Sultânınun oldı dâd-hâhı

K’ey kadri bülend pâdişahum
Bildür mana kim nedür günâhum

Fermâna muhâlefet mi kıldum
A‘dâya muvâfakat mi kıldum

Bed-hâhlarun mıdur bu tedbîr
Gammâzlarun mıdur bu tezvîr

Men mu‘tekidem bu âsitâna
Yâ Rab n’ola reddüme behâne

Kimdendür ola mana bu hîle
Kim oldı ola muna vesîle

Tâ hâk-i deründen olmışem dûr
Âşüfte vü haste-hâl ü rencûr

Gâhî çekerem şikence-i gam
Gâhî olurem belâya hem-dem

Tenhâ geçer oldı rûzgârum
Sahrâda ne mûnis ü ne yârum

Sen hod güzelüm gamum yemezsen
Ol şîfte handadur demezsen

Menden bu tegâfülün acebdür
Gûyâ ki nişâne-i gazabdur

Men beyle niçün zebûn ü hârem
Ha geldüm eğer günâhkârem

Çökdüm yere gerdenümde zencîr
Bismillâh eğer olursa ta‘zîr

Fermân senden kabûl menden
Olma güzelüm melûl menden

Zülf ü müje hançer ü resen bes
Hükmüni yürüt hem as hem kes

Gel arada bir gubâr koyma
Öldür meni şerm-sâr koyma

Ta‘zîrüme eylesen teallül
Lâzım meni öldürür tegâfül

Ey lâle-izâr ü anberîn-mû
Gencîne-cemâl ü mâr-gîsû

Tâ zülfüne olmışem giriftâr
Zencîr-i cünûna rağbetüm var

Gam silsilesine pây-bendem
Dîvâneler içre ser-bülendem

Sevdâda dönüp ziyâna sûdum
Peyveste bu şi‘rdür sürûdum

Bu gazel Mecnûn dilindendür

Küfr-i zülfün salalı rahneler imânumuza
Kâfir ağlar bizüm ahvâl-i perîşânumuza

Seni görmek müteazzir görinür beyle ki eşk
Sana bahdukda dolar dîde-i giryânumuza

Cevri çoh eyleme kim olmaya nâgeh dükene
Az edüp cevr ü cefâlar kılasen cânumuza

Eksük olmaz gamumuz munca ki bizden gam alup
Her gelen gamlu geder şâd gelüp yanumuza

Var her halka-i zencîrümüzün bir ağzı
Muttasıl vermeğe ifşâ gam-ı pinhânumuza

Gam-ı eyyâm Fuzûlî bize bî-dâd etdi
Gelmişüz acz ile dâd etmeğe sultânumuza

Tamâmî-i sühan

Bir lahza kılup bu resme feryâd
Sultânına zulm-i aşkdan dâd

Zencîrini etdi pâre pâre
Dutdı yine halkdan kenâre

Endâmı şikeste çeşmi nemnâk
Rüsvâ vü harâb ü mest ü bî-bâk

Ardınca koşun koşun uşağlar
Ahvâline kim güler kim ağlar

Bu Mecnûnun kûrlığ behânesiyle dildârı Cemâlin gördüğidür ve Dîde-i ümmîdin tûtiyâ-yı maksûda yetürdüğidür

Bir gün dahi ol behâne-perdâz
Bir özge behâne kıldı âğâz

Bağladı iki gözin ki kûrem
Ahvâl-i cihâna bî-şuûrem

Arz eyledi za‘f ü bî-nevâlığ
Ev ev gezüp eyledi gedâlığ

Takrîb ile azm-i yâr kıldı
Leylî evine güzâr kıldı

Ol dûsta zâhir eyleyüp râz
Yâ dûst deyüp yetürdi âvâz

Leylî ki eşitdi ol sadânı
Bildi eşiğindeki gedânı

Evden çıhup etdi arz-ı dîdâr
Kıldı sadaka zekât-ı ruhsâr

Pinhân bahuben ol âftâba
Mecnûn yine geldi bu hitâba

K’ey hâl-i siyâhı göz sevâdı
Cân ârzûsı gönül murâdı

Ger bağlu ise gözüm revâdur
Ser-çeşme-i lücce-i belâdur

Bend eylemesem önin demâdem
Seylâba geder tamâm-ı âlem

Göz kimi seni eyleyüp nezâre
Rüsvâ kılur ehl-i rûzgâra

Tahkîk edübem ki düşmenündür
Men kıydım ana rızâ senündür

Dergâhuna bağladum getürdüm
Baş üzre ayağuna yetürdüm

Ey gamze vü la‘li şehd ü şemşîr
Hâhî afv eyle hâh ta‘zîr

Dergâhuna geldüğümde ey hûr
Sermâyem idi gözümdeki nûr

Öğretdi gamun mana ticâret
Yüz şükr ki kılmadum hasâret

Göz nûrını hâk-i pâya verdüm
Az cinsümi çoh behâya verdüm

Şâhum nazar et men-i gedâya
Bîgâneliğ etme âşinâya

Cân bâğına gam nihâli tikdün
Ten mülkine derd tohmı ekdün

Ol tohm ü nihâle nef‘-i hâsıl
Oldı nem-i eşk ü sûziş-i dil

Fuzuli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir