Leylâ Vü Mecnûn 2001-2100

Fuzuli

1480 - 1556
  • 509 okuma
  • 4 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

Cefâ-yı çerh-i kec-reftâr elinden var min derdüm
Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem

Gehî şevk-i visâl ü geh belâ-yı hecr ile zârem
Özüm hem bilmezem derdüm nedür men niçe bîmârem

Gam-ı aşk içre min dermân yoh derde giriftârem
Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem

Cüdâ senden belâ vü derd-i hicrân ile dutdum hû
Kılur her dem mana bî-dâd derd ayru belâ ayru

Belâ vü derde düşdüm rûzgârum beyle hâlüm bu
Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem

Tabîb-i akla çoh izhâr kıldum derd-i pinhânı
Men-i bîmâra kat‘â olmadı bir sıhhat imkânı

Ezelden var min derdüm yohdur hîç dermânı
Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem

Fuzûlî her zaman bir ta‘n ile bağrum kılursen kan
Aceb bilmez misen aşkdan geçmek değül âsân

Bilürsen düşmişem bir derde kim yohdur ana dermân
Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem

Tamâmî-i sühan

Yazıldı çü nâmeye gam-ı dil
Zeyde dedi ey hakîm-i kâmil

Ta‘vîzün ile hoş oldı hâlüm
Zâil oluben gam ü melâlüm

Hattun mana nüsha-i şifâdur
Ta‘vîzün eser kılur duâdur

Her gün gel yaz beyle ta‘vîz
Tâ sıhhate bulmak ola ümmîz

Bir yazılu nüsha var mende
Bi’llâh bile al anı gedende

Gerçi bilürem anı ki hatdur
Bilmen ki sahîh ya galatdur

Ağlâtına ver kemâl-i îzâh
Ger var ise sehvi eyle ıslâh

Takrîb ile verdi Zeyde mektûb
Beyle gerek ehl-i akla üslûp

Mecnûna çü nâme oldı vâsıl
Dür gördi akîkine mukâbil

Mefhûmdan etdi kesb-i maksûd
Leylî tarafından oldı hoşnûd

Bu Mecnûnı atâsı sahrâda bulduğıdur ve Nasîhatle ıslâhından âciz olduğıdur

Tahrîr kılanda ehl-i inşâ
Beyle bu misâle çekdi tuğrâ

Kim gussa-i dehr mübtelâsı
Mecnûn-ı şikestenün atası

Kalmışdı melâlet içre dün gün
Ne güni gün idi ne düni dün

Getmişdi elinden ihtiyârı
Gündüz sabrı gece karârı

Kılmazdı tereddüdinde taksîr
Bulmazdı bu derde hîç tedbîr

Bir gün anı etdiler haberdâr
K’ey pîr-i şikeste-i dil-efgâr

Dün Leylî atası ol siyeh-dil
Ol mün‘im-i sifle pîr-i câhil

Ser-hayli yanında dâd ederdi
Mecnûn-ı hazîni yâd ederdi

Kim bu delü hükme olmayıp râm
Halka bizi eyler oldı bed-nâm

Peyveste yeter bize belâsı
Nevfel gazabından et kıyâsı

Çün mahz-ı şer oldı zât-ı ef‘î
Vâcib görinür müdâm def‘i

Her niçe ki tende cânı vardur
Nâmûsumuza ziyânı vardur

Nâmûs bizüm değül senündür
Def‘ eyleye gör ki düşmenündür

Çünkim zararında gördiler nef‘
Azm eylediler ki edeler def‘

Yâdun değül eyle oğlunı yâd
Kıl çâre ki düşmen olmaya şâd

Ol pîr düşüp min ıztırâba
Nâ-çâr özin verüp azâba

Sahrâlara dutdı seyl tek rû
Cehd ile yöğürdi gezdi her sû

Menzil menzil sirişki kanın
Rehber kılup istedi nişânın

Çün geceye gündüz oldı tağyîr
Oldı gece zulmeti cihân-gîr

Ref‘ oldı alâme-i menâzil
Ol pîre tereddüd oldı müşkil

Ser-geşte gezerken isteyüp râh
Bir şu‘le ana görindi nâgâh

Ol pîrün olup delîl-i râhı
Rûz etdi ol od şeb-i siyâhı

Sandı odı yanduran Arâbdur
Hayl ü haşem ol oda sebebdür

Pervâne kimi yüz urdı nâra
Çün yetdi ve eyledi nezâre

Gördi ki bu şu‘le bir nefesdür
Ne şu‘le-i cirm-i hâr ü hasdür

Mecnûndur bu ki âh-ı ser-keş
Çekmiş urmış cihâna âteş

Kat‘-ı nazar eylemiş cihândan
Geçmiş ser ü çeşm ü cism ü cândan

Ne mülk ne mâl cüst ü cûsı
Ne ata ne ana ârzûsı

Getmiş yele berg-i i‘tibârı
Ol kalmış ü merg intizârı

Ol pîr çü gördi oğlı hâlin
Tökdi ruh-i zerde eşk-i âlin

Yanında oturdı zâr ü gam-nâk
El urdı ki çehresin ede pâk

Ol şîfte açdı çeşm-i pür-nem
Kimsen dedi ey menümle hem-dem

Ger elçi isen yetür peyâmun
Ver müjdesin ol meh-i tamâmun

V’er yolcu isen oturma gâfil
Azm eyle gözet bir özge menzil

Ol pîr tazarru‘ etdi âğâz
K’ey nakd-i hayâta kîse-perdâz

Men dürcem ü sen dür-i şeb-efrûz
Ya‘nî atanem men-i seyeh-rûz

Ey hâsıl-ı mezra‘-ı vücûdum
V’ey ömr ticâretinde sûdum

Ey cevher-i cânumun behâsı
V’ey dîde-i bahtumun ziyâsı

Derdüm olasen menüm penâhum
Fahrum şerefüm ümîd-gâhum

Menden bu serîr olanda hâlî
Sen olasen ehl-i mülke vâlî

Halk ede seni görende yâdum
Bâkî senün ile ola adum

Ger tıflığunda mest bî-bâk
Sahrâya düşüp yahan kılup çâk

Oldun reh-i aşk içinde meşhûr
Ma‘zûr idün ol zamanda ma‘zûr

Her vaktdedür bir emr gâlib
Her ahddedür bir iş münâsib

Nev-reslere aşk bir hünerdür
Ser-hadd-i kemâle râh-berdür

Hâlâ ki makâm-ı akl buldun
Tahsîl-i kemâle kâbil oldun

Senden ne revâ bu mâcerâlar
Sermâye-i ayb olan sadâlar

Ger gâfil idün ol imdi âkil
Sahrâlara düşme gezme gâfil

Vahşîler ile nedür bu birliğ
İnsân ile hoş değül mi dirliğ

Gör vahş ile vahş tayr ile tayr
Hem-cins ile hoşdur eylemek seyr

Rahm et men-i zâr ü nâ-murâda
Koyma bu meşakkat ü belâda

Kâfûr veş oldı müşg-i nâbum
Bu subhda sensen âftâbum

Olmak elifüm karîne-i dâl
Meylüm sana olmağınadur dâl

Devrân sitemiyle câna yetdüm
Men özge diyâr azmin etdüm

Gel tapşurayum sana makâmum
Zabt eyle bisât-ı ihtirâmum

Ne sûd hemîşe mestliğden
Ne fâide büt-perestliğden

Ey mest kemâl-i hiddetünden
Yohdur haberün kabâhatünden

Ol lahza ki hûşyâr olursen
Elbette ki şerm-sâr olursen

Ey bütkedeler sanem-peresti
Çün ref‘ ola bu hicâb-ı mestî

Mezmûm olup etdüğüm bu hâlet
Elbette sana verür hacâlet

Bir dilbere ver gönül ki dâim
Bünyâd-ı sebâtı ola kâim

Ger olsa yolında bu cihân hâk
Dâmânı ola gubârdan pâk

Sen saydı olan huceste şehbâz
Her lahza kılur bir elde pervâz

Geh Nevfeledür mutî‘-i fermân
Geh İbni Selâma mûnis-i cân

Sen beyle belâlara giriftâr
Ol eyle çerâğ-ı bezm-i ağyâr

Şerm eyle bu aşk-bâzlığdan
Bî-fâide cân-güdâzlığdan

Yohdur çü bekâsı rûzgârun
Farz eyle ki oldı yâr yârun

Vasl etme anunla kim bilürsen
Bir gün olur ondan ayrılursen

Terk eyle bu herze herze seyri
Yâd eyle İlâhı anma gayri

Kim nefse meâd ü merca‘ oldur
Kat‘ et ana söz ki makta‘ oldur

Hak sun‘ına dehr kâr-gehdür
Munda amel etmemek günehdür

Her kime gerek gelen mahalde
Bu kâr-geh içre bir amelde

Her kim ne amel kılursa bünyâd
Müzdini verür amelce Üstâd

Ey kâr-geh-i cihâna dâhil
Sen hem amel eyle olma kâhil

Vakt oldı sefer kılam cihândan
Âvâre olam bu hâk-dândan

Vakt oldı verem fenâya tahtum
Kadr ile çekem bekâya rahtum

Gel yanuma eyle fikr hâlüm
Bîgâneye verme mülk ü mâlüm

Çoh genc yığınca çekmişem renc
Koyma ki nasîb-i gayr ola genc

Aşkun bilürem ki beyle kalmaz
Dâim seni gam bu hâle salmaz

Bahtun uyananda bu yuhudan
Hırsun yorulanda cüst ü cûdan

Korhum bu ki özge ola hâlüm
Dünyâda ne men kalam ne mâlüm

Fuzuli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir