Leylâ Vü Mecnûn 2101-2200

Fuzuli

1480 - 1556
  • 611 okuma
  • 3 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

Bî-kesliğ olup sana mukarrer
Bî-kes olasan müdâm ü bî-zer

Âkil kişi dûr-bîn gerekdür
Dünyâya ümîd bir direkdür

Çün pendi düketdi ol hıred-mend
Mecnûna tefâvüt etdi ol pend

Devletlü sözine oldı mâil
Bir fikr etdi ki ola âkil

Kat‘ ede selâsil-i cünûnı
Sevdâsınun olmaya zebûnı

Terk eyleye ârzû-yı dildâr
Aşka dahi olmaya giriftâr

Ammâ yine aşk şehriyârı
Fermânına çekdi ol figârı

K’ey varı menüm olan cihânda
Nen var senün bu cism ü cânda

Câna tama‘ etme kim menümdür
Terk eyle teni ki meskenümdür

Menden geç ü cân ü tenden ayrıl
Koy varlığunı özünle sen bil

Gül-bün kimi kanı cûşa geldi
Bülbül sıfatı hurûşa geldi

K’ey ayn-ı salâh olan beyânı
Va‘zı mana âfiyet nişânı

Men hem muna kâilem ki pendün
Mazmûn-ı kelâm-ı sûd-mendün

Nisbet mana hayrdür değül şer
Ger olsa eşitmeği müyesser

Gerçi sözüne kulağ dutdum
Ne sûd eşitdüm ü unutdum

Sen deme ki dut haber sözümden
Kim yoh haberüm menüm özümden

Aşk aldı derûnum ü bîrûnum
Getdi yele sabrum ü sükûnum

Men akla teveccüh eylerem çoh
Sevdâ yolumı duta ki yoh yoh

Sen handan ü terk-i aşk handan
Aşk-ı ezelî çıhar mı cândan

Halkun sitemiyle câna yetdüm
Terk eyle meni ki terkün etdüm

Lutf eyle zaman zaman verüp pend
Islâhuma olma ârzû-mend

Artar elemüm bu mâcerâdan
Âteş kimi cünbiş-i hevâdan

Bir şîşe ki oldı pâre pâre
Peyvendine hîç var mı çâre

Teklîfümi kılma hânümâna
Gör sür‘at-i gerdiş-i zemâne

Çün sen hem anı koyup gedersen
Anda meni iledüp n’edersen

Ancak mana arz-ı mülk ü mâl et
Oğlunı özün kimi hayâl et

Farz eyle ki mâle oldı vâlî
Getdi yine gayre koydı mâli

Ol kişver-i aşk pâdişâhı
Ol evc-i belâ vü derd mâhı

Özr ile kılurdı eyleyüp âh
Babasına şerh-i gam ki nâgâh

Lerzân oluben ten-i hazîni
Kan doldı kolından âstîni

Elverdi atasına tehayyür
Mecnûn dedi eyleme tefekkür

Fasd eyledi ol büt-i perî-zâd
Nîş urdı anun kolına fessâd

Ol zahm eseri görindi mende
Biz bir rûhuz iki bedende

Bizde ikilik nişânı yohdur
Her bir tenün özge cânı yohdur

Sağınma ki oldur menem men
Bir cân ile zindedür iki ten

Hurrem olurem ol olsa hurrem
Gam yetse ana mana yeter gam

Ol pîr çü vâkıf oldı hâle
İnsâf getirdü ol kemâle

Bildi ki değül bu nakş bâtıl
Olmaz hiyel ile aşk zâil

Min-ba‘d nasîhat etmez oldı
Ta‘n ile fazîhat etmez oldı

Terk etdi tarîka-i nizâın
Nevmîd olup eyledi vedâın

Bu Mecnûn atasınun terk-i nizâ‘ etdüğidür ve Nâ-çâr hasretle vedâ‘ etdüğidür

K’ey rişte-i gevher-i murâdum
Âyîne-i hüsn-i i‘tikâdum

Bir lahza bana terahhum eyle
Güftârum eşit tekellüm eyle

Pervâ-yı men-i şikeste-hâl et
Azm-i sefer eyledüm halâl et

Nâ-hoş sana menden idi ahvâl
Men getmelü oldum imdi hoş kal

Zinhâr şikâyet etme menden
İnciklü hikâyet etme menden

Dirlikde çün senden almadum kâm
Tevsenliğe düşdün olmadun râm

Budur keremünden iltimâsum
Kim dutasen öldüğümde yasum

Her lahza edüp figân ü zârî
Toprağuma edesen güzârı

Teklîf-i neşât ü ayş kılman
Kim sen deyesen bu resmi bilmen

Feryâd ü figândur asl-ı mâtem
Sen hod bu revişdesen müsellem

Öz âdetün ile nâle eyle
Ecrini mana havâle eyle

Budur garazum ki dûst düşmen
Üstümde durup kılanda şîven

Bî-kesliğüm olmaya mana âr
Ma‘lûm edeler ki vârisüm var

Çün kıldı vasiyyet ol perîşân
Döndi eve geldi zâr ü giryân

Derd ü elem etdi anı rencûr
Kalmadı hayâtı şem‘ine nûr

Derdine bulınmaz oldı dermân
Mecnûn dedi verdi âkıbet cân

Dünyâya ümîd dutmak olmaz
Hergiz ölümi unutmak olmaz

Hoş hâne-i ayşdür bu âlem
Derdâ ki değül esâsı muhkem

Bu Mecnûnun atasınun vefâtından haberdâr olduğıdur ve Mezârına yol bulduğıdur

Sâkî mey-i lâle-fâm yoh mı
Dözmen bu humâra câm yoh mı

Öldürdi meni gam-ı nihânî
Yohdur mı şarâb-ı ergavânî

Gam def‘ine durma eyle tedbîr
Elden geleni gel etme taksîr

Dünyâ ki nigâr-ı dil-rübâdur
Zinhâr sağınma bî-vefâdur

Sen gerçi olupsen ana meftûn
Oldur talebünde senden efzûn

Sensen ana cehl ile taleb-kâr
Oldur sana ilm ile hevâ-dâr

Her niçe ki ana mihmânsen
Ayş ü tarab ile kâm-rânsen

Andan sefer ihtiyâr edende
Kurb-i Haka yüz dutup gedende

Göz sürmesi eyleyüp gubârun
Tâ mahşer ola nigâh-dârun

Yolunda özin verür fenâya
Sahlar seni tapşurur bekâya

Her kim ki bu nüktedendür âgâh
Devrân-ı felekden etmez ikrâh

Hem dirlikde azâbı olmaz
Hem mevtden ictinâbı olmaz

Bir gün ahıdup sirişk-i gül-gûn
Necd üzre oturmış idi Mecnûn

Min ta‘n ile bir cefâcı sayyâd
Ol zâra yetişdi kıldı feryâd

K’ey ârdan el içinde ârî
V’ey nâkıs olan ıyâr-ı ârı

Yoh sende nişân-ı nâm ü nâmûs
Efsûs ki ârsuzsen efsûs

İnsâf değül sitemde isrâf
İnsâfsuz olduğuna insâf

Dirlikde atanı etmedün şâd
Bâri kıl anı ölende bir yâd

Cân verdi mahabbetünde ol pîr
Yâd eylemedün nedür bu taksîr

Yohdur mı cibilletünde âzerm
Allâhdan eylemez misen şerm

Mecnûna bırahdı ol sadâ sûz
Arturdı figânın ol siyeh-rûz

Bârân kimi daşa urdı başın
Mey kimi ayağa tökdi yaşın

Kabrin sorup istedi nişâne
Oldı gözi yaşı tek revâne

Çün gördi atasınun mezârun
Şem‘ eyledi ana cism-i zârın

Târ-ı tene derdi tâb verdi
Dil âteş ü dîde âb verdi

Levh eyledi göğsini mezâra
Dırnağ ile kıldı pâre pâre

Bağrına basup mezâr-ı pâkin
Gül yaprağı etdi levh-i hâkin

Efgân ile tâze kıldı mâtem
Efgânı içinde derdi her dem

K’ey bânî-i bünye-i vücûdum
İsyânı ziyân rızâsı sûdum

İrşâdunı bilmedüm ganîmet
Yüz vây ki fevt olındı fursat

Yüz hayf ki dutmadum tarîkun
Bir niçe gün olmadum refîkun

Feyzün bana olmadı müyesser
Sen hayr dedün mey eyledüm şer

Cevr ile sana cefâlar etdüm
Yanlış vardum hatâlar etdüm

Ey devletüm olma dûr menden
V’ey şem‘ götürme nûr menden

Olsam gam-ı âleme giriftâr
Ancak sen idün enîs ü gam-hâr

Hem-râzum idün şikâyetümde
Dem-sâzum idün hikâyetümde

N’oldı gamuma getürmedün tâb
Korhutdı seni meğer bu girdâb

N’oldı sebep eyledün azîmet
Menden mi idi sana hezîmet

Ey menşe’-i cevher-i hayâtum
Hoşnûdlığundadur necâtum

Bildüm işümi günâhkârem
Geldüm sana hâr ü şerm-sârem

Dünyâda seni men eyledüm zâr
Ukbâda meni sen eyleme hâr

Yahdun meni âteş-i cefâya
Saldun gam u mihnet ü belâya

Fuzuli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir