Maktul Bir Yaprağın Defin Töreninden Bir Kesit

Bahattin Karakoç

5 Mart 1930 -
  • 474 okuma
  • 3 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

Cengiz Dağcı’nın ülkesi Kırım’ın Bahçesaray’da
Mevsim vurdu beni, dalımdan düşüverdim
Rüzgârlar üflerken tepelerden
Sen gördün, sen kaldırdın beni yerden
Kimseler duymuyor sesimi, konuşamıyorum
Ölümün gözü karanlık
Ve bağrını açmış bekliyor uçurum

Yağmur damlaları dokundukça tıp tıp
Gıdıklanır gülümserdim
Anadolu’dan kalkıp buralara kadar gelen
Bulutlara baka baka özümserdim
En güzel sabah aydınlıklarını tükettim
Konuşmak, sürekli konuşmak istiyorum
Konuşamıyorum
Hocam, ilk sen dokundun çıplak tenime
Teneşirde bile açık şuurum

Saçlarımın ışıltısına sevdalı bulutlar
Ve gün boyu sesleriyle seviştiğimiz serçeler
Nasıl katlanacaklar bu ayrılığa?
Cevabı bende ama dilim kilitlendi, anlatamıyorum
Hocam, bildiğin duaları oku üzerime
Sağaltsın dertlerimi güzel ellerin
Ellerinden tekrar takrar öperim
Durumum çok vahim bir durum

Maktul bir yaprağım ve aylardan kasım,
Adlî tıbbı bile yanıltmış usta hasım
Dokundun tenime, ellerin ne güzel ellerdi
Sandım ki ruhum arşa yükseldi
Sanki düğümlenen damarlarıma tekrar can geldi
Sırlarımı kendimle götürüyorum
Duaların ne güzel dualar hocam
Sen benim iskeletime dokunuyorsun
Ve şair dostlarına gösteriyorsun
Ben senin içini görüyorum
Gördüklerimi bir bir anlatamam
Kimseden davacı değilim
Benim bu dünyadaki işim tamam
Artık konuşamıyorum.

Bahattin Karakoç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir