Onu Bana Bağışla

Behçet Aysan

1949 - 2 Temmuz 1993
  • 417 okuma
  • 3 sene önce
  • Yorum Yok
0 ● 5 0 Oy

saat kulesinin ışığı vagonun camlarına
vuruyordu

camlarda
buzdan

orkide ve menekşeler

silince buğusunu
senin yüzün çıkıyordu.

bir gece yarısı
yabancı bir şehirde,

bir gece yarısı treninde

senin yüzün.

ilerde petrokimyanın bacalarından
yepyeni bir telaş yükseliyordu

gökyüzüne doğru
alevlere karışan

denizde
tomruklar yüzüyordu

bir sokak feneri
hiç görmediğim bir gezgin bulut

mavi
kayan bir yıldız

yolculuk hazırlığında

uçuşan
rüzgar damlaları

sekip üstünden suların

bir çocuk gibi

yeni bir simya
yeni bir hayat.

tren kalkmak üzereydi
ve saat kulesinin sarı ışığı

hâlâ vagonun camlarına vuruyordu

elleri kelepçeli bir güzü
hatırladım

belki yerine varamamış bir mektuptu
belki bir allahaısmarladık

belki suskun karların örttüğü
bir yalnız iğde ağacı

belki devrilmiş bir çınar

çatlamış bir testi
çatlamış bir yürek

eski bir aşk
hiçbir şeydi belki.

o zamanlar ben
içinden trenler geçen
bu şehirde yaşamazdım
fabrika düdükleri
çan çan sesleriyle
yağmurda hep ıslak bu şehirde

güz yoldaşın olsun derdim

eylülse arkadaşın

yağmuru
ve kitapları al yanına

bir de yüreğini sadece.

kimi şeyler vardır
o an yazılamaz

söylense,

söz sözün boşluğunda kalır

bir söğüt düşünün gölgesiz
bir yarın düşünün bugünsüz

bir şarkı yankısız

bir aşk düşünün

anısız.

ey hayat onu bana bağışla

yırtıp atayım
bütün şiirlerimi

ne boşnakça konuşayım
ne brahmsı dinleyeyim

ey hayat onu bana bağışla

düşmesin ardıma
ölü bir kadın yüzü

razıyım çağdaş bir derviş gibi
türküler söylemeye

oturduğum şu ağaç kütüğü

fırtınalarda kumlar

terk edilmiş âşıklar
sarhoşlar ve serseriler
için

razıyım
türküler söylemeye.

Behçet Aysan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir